Ufuk Coşkun’dan Serüven’e destek

EVET için 1071 km’lik yola çıktılar!
Ufuk Coşkun 13.03.2017

Bu hafta on beş gündür hiçbir vasıta kullanmadan belirledikleri rotada “evet” için yürüyen gençlerden bahsedeceğim. Ankara-Eskişehir-Bursa- Yalova-İstanbul (15 Temmuz Şehitler Köprüsü)- Kocaeli -Sakarya -Düzce – Bolu – Ankara hattında tam 1071 km’yi kat etmek için yola çıkan gençler, adını “Kardeşliğe Evet Yürüyüşü” verdikleri bir kampanya yürütüyor. Bu kampanya hayır için düzenlenmiş olsaydı eğer inanın muhalif medya organları hemen her gün bu gençleri gündemde tutar ana haber bültenlerinden eksik etmezlerdi. Dahası bu gençleri sürecin kahramanları ilan edip bir de madalya takarlardı! Gezi kalkışmasını hatırlayınız.

Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde küçük dükkândan derme bir ofiste kurdukları “Serüven” adlı kültür ve doğa özelinde proje çalışmaları yürüten, motor ve bisiklet turları düzenleyen tamamı gençlerden oluşan bir dernek bu. Serüven aynı zamanda darbelere, vesayete ve toplum düzenini bozan tüm girişimlere karşı da kafa yoran ve sahada da aktif olan bir dernek… 16 Nisan’daki referandum sürecinde de ‘EVET’ kararını açıklayan ilk çevreci ve doğasever dernek olduklarını söylüyorlar.

Serüven’in Başkanı Salim Gören adında genç arkadaşımız aynı zamanda 15 Temmuz Gazisi. Doğasever motosikletli aykırı bir tip. Bana ilk ulaştıklarında farklı bir projeleri vardı. Külliye’ye yakın bir yerde kendi imkânları ile kuracakları çadırlarda 24 saat evet kampanyası yürüteceklerdi. Milli iradenin yanında yer alan sanatçıları davet edip evet üzerine bestelenen şarkılardan tutun da yazarlarla buluşma etkinliklerine varana kadar bir dizi etkinlik planları vardı. Gençler ne yaptılarsa bu projeyi hayata geçiremediler. AK Parti gençlik teşkilatlarıyla temas kurduklarında onlardan “biz de benzer bir şey düşünüyoruz, belediye çadırı kurup oradan çay-kahve eşliğinde etkinlikler yapacağız” cevabını almışlar. Onu da yapmadılar ya neyse! Gençlerin çabası bir netice vermeyince bu sefer B planını devreye soktular. Hazırlıklarını tamamlayıp, 40 kiloluk çantalarla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin yanında yaptıkları basın açıklamasının hemen ardından ilk adımı 22 Şubat’ta attılar ve hala yollarda evet için çalışma yapıyorlar.

Gençleri 15 gündür heyecanla takip ediyorum. Şu ana kadar 400 km’yi geride bırakıp Bursa’ya ulaştılar. Köy köy, kasaba kasaba yürüyerek Evet’i anlatıyorlar. Meyhanelere bile girmişler. Civar köylerden gelen köylülerin sofralarına da konuk olmuşlar. Muhtarlarla, tarladaki çiftçiyle, köy kahvehanesindeki köylülerle, TIR şoförleriyle, tesislerde tanıştıkları insanlarla, ilçe jandarma komutanlarıyla, Mehmetçikle, belediye başkanlarıyla, kaymakamlarla, vekillerle, kısacası toplumun her kesimiyle görüşüyorlar, konuşuyorlar. Karşılarına çıkan hangi görüşten insan olursa olsun evvela kardeşliğin, birlik beraberliğin ön planda tutulmasını arzu ettiklerini söylüyorlar. Günde 11 saat yürüyerek Evet’in önemini anlatıyorlar…

Ekibin başkanı Salim’in, 15 Temmuz’da yaşadığı menisküs sorunu tekrar nüks etmiş. Bursa’da sağlık kontrolüne takılınca ekip mecburen bir iki gün mola vermek zorunda kalmış. Çünkü hiçbir araca binmemesi gerekiyor. Bu bir yol kuralı. Buradan Salim kardeşimize de geçmiş olsun diyorum. Kolunda ise eklem iltihabı çıkmış. Hiç önemli değil diyorlar. “Gurur duyuyoruz. Ayaklarımız bu yolda feda olsun. Vallahi ayaklarımızı hiç sevmedik…” Dediğim gibi bu kampanya eğer hayır için düzenlenmiş olsaydı CNN Türk ve benzeri kanallar Gezi’de olduğu gibi bu gençleri hemen her gün baş tacı edeceklerdi. Ne var ki bu kadar emeğe rağmen, gittikleri yerde basın açıklamaları yapmalarına rağmen Milat hariç muhafazakâr medya organlarımız halen bu gençleri görmüyor. AK Parti’nin 39 ilçede karanfiller ve ikramlar eşliğinde düzenlediği sevgi yürüyüşü(!) kadar ilgi görmüyor. Hayret!

Gençler Eskişehir’de vali beyden ve Büyükşehir Belediyesi’nden ortaya koydukları emeklerine ilgi beklemişler ve hatta bir gün daha kalarak birileri gelir demişler ama nafile… Bursa’da Büyükşehir Belediyesi de oyalamış, ilgi alaka göstermemiş. Vali de ilgilenmemiş. Özel kalem, valimiz çok yoğun deyince gençler çaresiz teşekkür edip yollarına devam etmişler. Kısacası kendi yağlarında kavruluyorlar. Evet için 400 km yol kat eden gençlere hiç değilse bir yorgunluk kahvesi olsun ikram edilebilirdi! Eh, yoğunluk olunca! Daha 650 km’leri var. Bürokrasiden ödleri kopuyor gençlerin… Öyle ki Osman Gazi Köprüsü’nden geçebilmek için gerekli izni alabilecek miyiz acaba diye çekiniyorlar. Biri yolda işsiz kalmış, biri başlarken sakatlanmış, diğeri 400 km’yi bisiklet dahi kullanmadan aşmış ve dizleri, dirseği sakat diğerinin babası ameliyat olmuş aklı Ankara’da kalmış… Ama ülkemiz için çıktık bu yola diyorlar. Ve asla sızlanmıyorlar…

Gençler! Varsınlar sizi görmesinler… Varsınlar ilgi alaka göstermesinler… Bana göre siz bu sürecin kahramanlarısınız… Herkesin rahat koltuklarında bol miktarda evet çıkmasını temenni ettiği(!) böylesi tarihi bir kavşakta tüm engellemelere rağmen üzerinize düşeni yaptınız… Ayağınıza taş değmesin…

Bir yorum yaz

error: İçerik Koruması!