Serüven ilkeler, kamu yararına sivil bir ögütlenmenin DNA’sındaki kodları içerir. İşte öne çıkanlar;

1- Serüven, gezegenemizin de içinde yar aldığı ihtişamlı dengenin bozulmamasını emir olarak uygular.

2- Evrenin oluşumunda, gün dönümünün diziliminde, denizde ilerleyen gemilerde, yağmur ile yeşeren toprakta, her çeşit canlının yaşam hakkında, rüzgârların esmesi ve yer ile gök arasında seyahat eden bulutlardaki deliller ile ilgili keşifler peşinde koşan Serüven, düşünen toplum inşa etmenin yollarını arar.

3-’ Serüven, doğanın insan ile adaptasyonu için teorik ve pratik araştırma ve çalışmaları önemserken ilerlemeyi ve asla duraksamamayı ilke olarak kabul eder. Yollar ne kadar dikenli olsa da, Serüven ile birlikte ilerleyenler için olağan gelişim sürecinin gerisinde bırakacak bir yavaşlama söz konusu olmaz. Dikenlerden ötürü yoldan geri dönmek değil, ayaklarını feda edecek kadar idealist olan aktivistler ile ilerlemek, Serüven için olmaz ise olmazdır.

4-Serüven, emeklemeden koşmanın; büyük hataları ve yol kazalarını beraberinde getireceğine inanır. Misyon ve vizyonunda olduğu gibi ilkelerinde de doğadan ilham alan Serüven, basamakların atlanmasından kaçınır. Fakat basamakların atlanmamasını gerekçe göstererek, kurumu stabilleştirme girişimlerinde bulunan işlevsiz düşünce akımlarına şiddetle karşı çıkar. Bunun yanı sıra, gelişimini doğal süreçte tamamlaması için suni etkileri de şiddetle reddeder.

5-Bir sivil Toplum Kuruluşu olan Serüven, hiç bir şekilde maddi menfaat beklemeden emek, telif ve kazanım koyan ya da marka değerine katkı sağlayan destekçiler ile ilerler. Serüven bir gönüllü oluşumdur.

6- Serüven kurumsal bir markadır. Bu marka, etkili bir sivil toplum yapılanması iddiasını sürdürmektedir. Bu noktada ‘sayıca çokluk’ gibi klasik hedeflerin ötesine geçerek, ‘içerikçe çokluk’ idealini benimsemiştir.

7- Serüven, bireylerin kendi yaşam süreçlerinden örneklendirerek iç dünyalarında oluşturdukları taslak yol haritalarında ‘kullanılacaklar’ listesinde yer alamaz. Bu hususta öne sürülen ‘hormon’ tedavileri Serüven’in kurumsal bünyesinde yok edici hasarlar bırakabilir.

8- Serüven, bünyesinde barınan samimiyete yönelik zerk edilmek zehir etkisinden muhafaza edilmek zorundadır. bahsi geçen zehir etkisi, Serüven’e yaklaşan kişi ya da kişilerdeki direkt ya da endirekt menfaattir. Böyle bir menfaat ilişkisini taşıyan kimse, Serüven’in gönüllüsü ve emekçisi asla olamaz. Çünkü salt mehfaat beklentisi ile ortaya konulan emeğin kutsallığı yokluğa mahkumdur.

9- Ciddi bir düşünce kuruluşu olma yolunda hedefler koyan Serüven için en önemli etken üretkenliktir. Bu minvalde değerlendirilen üretkenler, tüketen kesime hiç şüphesiz tercih edilir. Sadece konuşan, bu tek düze eğilim ile sistemler üzerine yıkıcı eleştiriye odaklanan ve meseleler üzerinden farklı amaçlar peşinde koşan akımların mensupları ise Serüven tarafından, ‘sorunların tüketicileri’ olarak değerlendirilir. Sorunlar sonucunda çıkan birikmiş ve yığılmış ham enerjiye, çakmak ile yaklaşarak toplumu kin ve nefrete ya da devlete karşı anarşist örgütlenmeye iten kişi ya da oluşumlar; Serüven’in mücadele sahasını oluşturur.

10-Serüven, insanı doğanın bir parçası olarak görür. Bu noktada insanın ortaya koyduğu kültürel değerlerde doğal bir zenginliktir. Böylece kültürel değerlerimiz de tartışmasız Serüven’in üzerinde çalışılması ve korunması gerekenler listesinde yer alan bir hazine olarak değerlendirilir.