Evliya Çelebi, seyahatlerinde sadece gittiği yerleri görüp, o anda tabiat ile ruhunu doyursa ve sonrasında da bulunduğu bölgenin en meşhur yemekleri ile damak lezzetinin peşinde koştursaydı ne olurdu hiç düşündünüz mü?

Okumadan, düşünmeden, araştırmadan ve yazmadan bir seyyah olmanın mümkün olmadığının tecessüm etmiş hali olan Evliya Çelebi’nin, ardından gelecek olan nesiller olan bizlere bıraktığı ‘Seyahatname’ ile seyyahların izleyeceği yöntemi, örneklendirdiğini düşünmeli bir seyyah!

Bu nedenle sadece gezen, tutku ile bağlandığı araç ile yol alan, sadece yiyen, yastık bulduğunda ise uyuyan bir beden içinde dolaşım tarzını seyyahlık ile bağdaştıramıyorsanız, üretmenin ya da üreten insanlarla birlikte yol almanın kutsallığına inanıyorsanız; Serüven ailesinde yer almamanız için hiçbir neden yok!

Bunun yanı sıra motosiklet ve alternatif araçlar ile ilgili eğitim ve sunumların organizatörlüğünü üstlenen Serüven’in trafikte saygı, ilk yardım, hayatta kalma teknikleri gibi bilinç etkinliklerinde yer almak ve başta ülkemiz olmak üzere dünyanın dört bir tarafını keşfeden seyyahların hikayelerini dinlerken onlarla tanışmak ve tebdil-i mekanın verdiği ferahı gözlemlerken bu yönde cesaret kazanmak ve bir anda sürpiz bir rotada kendini bulmak ve ‘yaşamanın’ farkına varmak duygusunu kim istemez ki?

“Rüzgar Nereye Biz Oraya” sloganıyla keşfetmek için buradan başlamak gerek!

Haydi başla yaşamaya!

Bu Serüven senin!