Kış Mevsimi Bir Başka Güzel

KIŞ MEVSİMİ BİR BAŞKA GÜZEL

 

Saygıdeğer ‘Serüven’ci okurlarım, 2017 yılına gireceğimiz şu günlerde, havalar iyiden iyiye soğumaya, ülkemizin büyük bir bölümü karlar altında kalmaya başlamış ve bizleri de büyük bir telaş almışa benziyor. Hali hazırda macerayı seven doğasever bir derneğin takipçileri de tabi ki kışı dört gözle bekliyordur eminim. Ancak ne kadar maceracı olursak olalım ne kadar serüven peşinde koşarsak koşalım, kış mevsiminin şakası olmadığını hafızalardan lütfen çıkarmayalım. Malum, çeşitli hastalıkları ve ekstra faturaları da beraberinde getiren bir mevsimdeyiz. Bu nedenledir ki, kış mevsiminin güzelliklerini adeta göremez hale gelmekteyiz. Hal böyle olunca, lapa lapa yağan karın zevkine varamamakta, kardan adam yapamamakta, kar topu oynayamamakta, kayak kayamamakta ve stres atamamaktayız. O zaman kış mevsiminin güzelliklerini de yaşayamamaktayız.

Biz ne yaparsak yapalım, tabii ki mevsimler gereği havalar bildiğini okuyacak, bizlere de ancak tedbir almak düşecek. Hele küresel ısınmayı da göz önünde bulundurursak,  halimiz harap(!) demektir. Her neyse zamanla her şey ortaya çıkacak, yani şapka çıkacak kel (!) görülecek. Şaka bir yana,  ancak bilinen bir gerçek var ki; önümüzdeki günlerde, havaların daha da soğuduğunu ve hastalıkların daha da arttığını fark edeceğiz. O nedenledir ki su testisi kırılmadan, bazı sağlık problemlerini yaşamadan, alacağımız bazı önlemler ile işi kurtarmak sanırım mümkün olabilecektir.

 

Mevsim gereği; soğuk algınlığı, grip, bronşit gibi üst solunum hastalıkları ve niceleri bizlerle daha çok haşır neşir olmaya başlayacak. Daha önceki yıllardan edindiğimiz tecrübeye dayanarak, bizlerde pusuda bekleyen bu amansız hastalıklara karşı vücut direncimizi, bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmek için beslenmemize dikkat etmek telaşına düşeceğiz.

Ayrıca, kendimizi daha sıkı giyinmek zorunda hissedeceğiz. Bu nedenle aralık ayına özel bu yazımda geçen zaman içinde hatırlatılması gereken   bazı önemli püf noktalarını sizlerle paylaşmak istedim. Bu mevsime yönelik olarak, Dünya Sağlık Örgütünün bizlere sunduğu tavsiyelere kulak asmamız menfaatimiz icabı olacaktır.
Şöyle ki; Vücut direncinin düştüğü bu mevsimde Antioksidan özelliğe sahip A, C, E vitaminleri, selenyum, çinko, magnezyum gibi minerallerin, Omega yağ asitlerinin alımını artırmayı önermektedirler. Ancak önerilen besin maddelerinin doğal olması şartını da bizlere getirmektedir. Balık, süt, yumurta, kayısı, ıspanak, havuç gibi besin kaynakları önemli oranda A vitamini içermekte olup, güçlü antioksidandır. Bu besinler vücudun savunma sisteminde görev almakta, vücudu olumsuz etkilerden korumaktadır.  Ayrıca, C vitamini de Antioksidan özelliğe sahiptir. Maydanoz,  dereotu, yeşilbiber, tere, ıspanak, narenciyeler( Nar, portakal, greyfut, limon .mandalina vs) kuşburnu C vitamini yönünden çok zengindir. Ceviz, fındık, kuru baklagiller, tahin gibi besinler ise E vitamini yönünden çok zengin olup, antioksidan özelliğe sahiptir. Ayrıca; balık, balıkyağı, Omega yağ asitleri  de vücudun bağışıklık sisteminde büyük öneme sahiptir.
Dünya Sağlık Örgütü ayrıca, bu aylarda fiziksel aktivitenin   azalabileceğini göz önünde bulundurarak, bu mevsimde yapılacak  egzersizlerin sağlık açısından önemine de değinmektedir. Başta doğal alanlarda tempolu yürüyüşler olmak üzere,  yüzme,  bisiklete binme, tenis, aerobik, jimnastik vs gibi aktivitelerin günde en az yarım saat yapılması  önerilmektedir.

Tabii ki; kış mevsimi zor ve çok daha dikkat edilmesi gereken bir mevsim olduğundan, oluşabilecek bazı sıkıntıları, magnezyum ve potasyumdan zengin muz, C vitamini deposu taze sıkılmış  portakal, greyfut, mandalina suyu ve omega-3 yönünden zengin cevizi ara öğünlerimize katarak en aza indirebiliriz. Diğer aylarında edindiğimiz su içme alışkanlığımızı, bu mevsimde de günde en az 8 bardak su içerek sürdürmek sağlığımız açısından çok önemlidir.

 

Bilim adamlarının önemli bir bölümü günde 3 ana, 3 ara öğün şeklimde düzenlenen bir beslenme şeklini önermektedirler. Sofralarımızın sebze, meyve, salata ve tahıl ürünleri yönünden zengin olması, posa açısından da zengin olmayı sağlamakta ve mevsimsel değişime bağlı oluşabilecek peklik(kabızlık)faktörünü de ortadan kaldırmaktadır.

 

 

Kış mevsiminde en faydalı besini alabileceğiniz ve ısrarla vurguladığımız koruyucu Omega’nın da kaynağı olan balığa vurgu yapmadan ise geçemeyeceğim. Özellikle Omega açısından oldukça lütufkar olan Somon balığını en azından ayda bir kez olsun sofralarınızda yer vermeniz sizin için müthiş bir koruyucu etki anlamına gelecektir.

Bunun yanında  besinin cinsi ve pişiriliş  tarzı da çok önemlidir. Şöyle ki; Besin alımında kızartma, cips, krema, kaymak, sakatat, pasta, hamur işleri vs. gibi sindirimi zor öğelere yer verilmemesi, daha ziyade buğulama,  haşlama, ızgara yöntemlerinin uygulanması önerilmektedir.

 

Zararlı alışkanlıklara karşı yaklaşık 40 yıla yakın bir süredir mücadele veren bir kişi olarak da; zararlı alışkanlıklarla iç içe ve samimi olarak yaşayan  okurlarıma, zaten hassas olan başta solunum ve diğer organlarını daha fazla üzmemelerini ve bu mevsimde çok  daha   dikkatli olmalarının yararlı olacağını düşünmekteyim.


Her zaman söylediğim gibi, bu mevsimde de Allah’ın vermiş olduğu nimetlerden canınızın çektiği besin  kaynaklarından aşırıya kaçmadan nefis köreltmek amacıyla küçük kaçamaklar yapıp, yiyebileceğinizi ama  asla gam yememenizi,  sağlıklı, mutlu güzel bir kış mevsimi geçirmenizi diliyor, saygılar sunuyorum.

YAR. DOÇ. DR VEHBİ ALTUNÇUL

One Response

Bir yorum yaz

error: İçerik Koruması!