Kağıdın Kültürü Taşıyan Serüveni

Merhaba Serüven’ciler. Birçok kimse klavyeyi aracı kılarak dökse de içindeki sesi yazıya ben neden ise bir türlü kağıdın o cazibeli kokusundan vazgeçemiyorum. Bu nedenle kağıdın serüvenine bir göz atmak istedim ve bunu da tabi ki sizinle paylaşmak niyetindeyim.

 

 

Bu nedenle kalemimi elime alıp güzel bir sayfayı masamın üstüne yerleştirirken daldım uzaklara. Kağıdın nereden geldiği, ne bilgileri taşıdığı ve belki de en önemlisi kültürlerin uzun yolculuğundaki etkisine odaklanmak istedim.

 

 

Geçmişten bugüne en değerli hazinedir mürekkebin en vefalı yol arkadaşı kağıt. Kimi zaman saklı hazinelerin açılan kapısı kimi zaman dost kelamlarının buluşma noktası kimi zamansa sıla-i rahim’den gelen bir tebessüm. Daha nice bilmediğimiz dipnotlar, yaşanmışlıklar… Hayatımızın her noktasında bizlere rehberlik eden bu değerli kültür taşıyıcısı ile derin sulara açılma vaktidir artık.

 

 

Nerelerdendir, kimlerdendir, Soyağacı nedir elçimizin?

Kağıdın zorlu Serüvenine beraber çıkalım!

İlkel ve sıkıntılı (karanlık) Garp- Hristiyanlığının genel kültür açısından biraz da olsa aydınlık yüzü görmeye başlaması ve medeniyet denilen yolculukta emeklemesi Miladın 10 – 14. asırları arasında dört yüz yıla tekabül eden bir devri kaplaması hayret uyandırıcı bir hikayedir. Bu hikaye kimleri misafir etmiş kimlerden vazgeçmiş. Bazıları sırdaşlığına imza atmış bazıları sırrı açığa çıkarmanın derdine düşmüş. Ve dört asırlık yolculuğun nedeni şu anda Medeniyet Kisvesi altında dünyaya ahkam kesen Avrupa’nın henüz kağıtla tanışmamış olmasıdır.

 

 

İptidai Garp alemi kağıdı da, kağıtçılık endüstrisini de Şark’tan almış ve ancak bu şekilde kağıtla tanışarak medeniyet seyahatine yeni başlamıştır. Bu konuda hem Uygarlık tarihinin hem de İslam tarihinin önemli bilim ve ilim adamları hem fikir sahibidir.

 

 

Her şeyden önce şu noktayı önemle temas edelim: Yüzyıllardan bu yana insanlığın macera dolu yaşamında vazgeçilmez olan ve bütün ilimlerin tekamül ve teşekkülünde esas olan kağıt, bir İslam icadıdır.

 

 

İnsanlığın kültür tarihinde en önemli ve müstesna bir yenilik sayılan bu buluştan önce, Sümer Medeniyeti’nin kullandığı “tablet” diye bilinen tuğla, eski Mısır’da kamıştan yapılmış “Papyrus” ve yakın Şark’ın diğer taraflarında da dana, koyun, keçi ve ceylan derilerinden üretilen “Parchemin = Tırşe” kullanılmıştır.

 

 

Fakat maalesef hırsızlığın küresel boyutu da vardır. Bunu da kadim medeniyetimizdeki buluşları, farklı köklerin kendilerine atfederek dünya kamuoyuna ilan etme çabasıdır ki; bunu yapan zihniyeti de şiddetle kınadığımı belirtmek isterim.

Yeni yılla birlikte 2017’de kalemim ile dokunacağım ve bu vesileyle kağıdıma bırakacağım bir başka yazıda buluşmak ümidiyle…

 

Miray GÖREN

Bir yorum yaz

error: İçerik Koruması!