İstanbul 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde Şehit yakınları ve Gazilerimiz ile buluştuk

Anayasa değişikliğine destek için 10 şehri kapsayan bin 71 kilometrelik “Kardeşliğe Evet Yürüyüşü”nü Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında bombalanan Jandarma Genel Komutanlığı kavşağından başlatan ve İstanbul’a gelen Serüven Derneği üyeleri ve 15 Temmuz gazileri ile…

Anayasa değişikliğine destek için 10 şehri kapsayan bin 71 kilometrelik “Kardeşliğe Evet Yürüyüşü”nü Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında bombalanan Jandarma Genel Komutanlığı kavşağından başlatan ve İstanbul’a gelen Serüven Derneği üyeleri ve 15 Temmuz gazileri ile birlikte ellerinde Türk bayraklarıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü gişelerinde toplanarak “Tüm darbeleri lanetliyoruz”, “Evet 1071 km” yazılı pankart açarak kırmızı karanfil bıraktı.

Dernek Başkanı Salim Gören 15 Temmuz Şehitler Köprüsü gişelerinde yaptığı basın açıklamasında, 22 Şubat günü Ankara’dan yola çıktıklarını ve 650 kilometreyi geride bıraktıklarını ifade etti.

Gören, “Bugün 15 Temmuz Şehitler Köprüsündeyiz. Gazi arkadaşlarımız, 15 Temmuz Derneği ve genç arkadaşlarımız ile burada bir araya geldik. Darbeleri lanetledik ve vesayete karşı durduk. Biz ilk başta yürüyüşümüze başlamadan önce ‘insan tabiatın bir parçasıdır ve her zaman insanın huzuru doğanın huzuru demektir’ parolasıyla 1071 kilometrelik bir yürüyüşe sevdalandık. Neden 1071? Çünkü, her zaman geçtiğimiz kara veya hava yoluyla seyahat ettiğimiz o noktalarda yürüyerek adım adım adeta Anadoluyu teneffüs ettik. Tıpkı atalarımızın 1071’de Anadoluya giriş yaptığı o kutlu tarihte olduğu gibi o tarihin rakamları bize ilham verdi. Nihayetinde Anadolu’yu köy köy, mahalle mahalle, kasaba kasaba ve kıraathanelerine giderek vatandaşlarımızla buluştuk”dedi.

Osmangazi Köprüsü’nden yaya olarak ilk geçen aktivistler olduklarını belirten Gören, “Bundan çok mutluyuz. Çünkü, köprüden taşıdığımız mesaj olan kardeşliğin geçtiğini düşünüyoruz. Kardeşlik mesajının dünyaya ilan edildiğini düşünüyoruz. Biz Serüven Derneği olarak 16 Nisan’a ilişkin ‘Evet’ kararını açıklayan ilk doğa derneği olduk. Ancak, şu noktaya dikkat çekmek bizim birinci görevimiz. O da şu; 80’li yıllarda bu ülke çok çekti. Sağ-Sol çatışmasından. Biz bunun suni bir çatışma olduğuna inanıyoruz. Sağcılar da solcular da kardeştirler, kardeştiler, kardeş olacaklar. Alevi-Sunni kamplaşmasını yaşadık. Bunu da biz suni olarak görüyoruz. Alevi sunniler de kardeştir ve ilelebet kardeş olarak kalacaktır. Bu noktada 16 Nisan’ı bir süreç olarak değerlendiriyoruz. 16 Nisan geçtikten sonra bu süreçte geride kalacak” ifadelerini kullandı.

Gören açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Komşu olarak yaşamaya devam edeceğiz. Pazarda beraber alış-veriş yapacağız. Sepetlerimizi beraber taşıyacağız. Metrobüse beraber bineceğiz. Ankara’da Metroya beraber bineceğiz. Tarlalarımızda mahsulümüzü beraberce imece usulü ayıklayacağız. Onun için bu süreçlerin kesinlikle dostluğumuz, kardeşliğimizi zedelememesini temenni ediyoruz. Her fikri akımdan marjinaller çıkabilir. Ama onlar hiçbir zaman toplumun genelini temsil etmezler. Biz buna inanıyoruz. ‘Evet’ diyen de bu ülkenin vatandaşıdır. Çocuklarının geleceğini ‘Evet’in ortaya koyacağı yasa değişikliğinde görür. ‘Hayır’ diyen de bu ülkenin vatandaşıdır. Çocuklarının geleceğini ‘Hayır’ noktasında var olan yasaların devamında görür. Biz bu mesajı veriyoruz. Bu mesajımızı herkese ulaştıracağız”.

Bir yorum yaz

error: İçerik Koruması!