“Bütün millet ve memleket çocuklarını sporcu yapabilmek için harcanan çalışmanın önemi ve kutsallığı aynı derecede değerli ve önemlidir.”

Böyle diyor ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. Her zaman olduğu gibi milletine güveniyor ve memleketin tüm çocuklarını sporcu yapabilmek çıtasını ulusumuza ulaşılması gereken hedef tayin ediyor. Bu amaçla yapılacak tüm çalışmaların önemi ve kutsallığına vurgu yapan Atatürk’ün gösterdiği hedefe durmadan yürüyeceğimiz için and içen nesiller şimdi bu yeminlerine sizce ne kadar sadık kalıyorlar?

Doğaya, çevreye verdiğimiz değerle yetişecek çocuklar, geleceğin Türkiye’si için birer tabiat muhafızı olacaklar. Zaten tabiat ile hemhal olan bir neslin de spordan uzak durmasının mümkün olamayacağı sabitken zincirleme bir toplum inşaası çıkıyor karşımıza.

Nitekim Mustafa Kemal Atatürk, gelecekte görmek istediği Türkiye’de sporun ve sporcunun çok önemli bir tarifini yapıyor.

“Spor, yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılamaz. İdrak ve zekâ, ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler, zekâ ve kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim.”

Atatürk bu yönde kurulan derneklere öylesine önem vermektedir ki cumhuriyetin daha ilk yıllarında yapılan teşebbüsleri son derece ciddiyetle takip etmiş ve tüm imkanları seferber ederek faaliyetlerinin artması için desteklerde bulunmuştur.

1922’de “Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı” adıyla İstanbul’da kurulan bu oluşum bunun ilk örneğidir. Atatürk’ün yakından takip ettiği spor derneklerinin yöneticileri ile oluşan bu ittifak, demokrasinin sivil toplum kuruluşlarında yeşermesinin ilk timsali olmuştur. Seçimle belirlenen yöneticiler bir üst kuruluş olan federasyonun yöneticilerini de yine kendi iradelerini ortaya koyarak belirlemekteydiler.

Atatürk, bu yönde emek ortaya koymak için gençleri her fırsatta teşvik etmiş ve Türk sporunun bu şekilde düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti bulunduğu her ortamda dile getirmiş, bu düşüncesinin en iyi dışa vurumunu ise “Asıl hedef sporu yaşamın bütün alanlarına yaymak ve her yaştaki Türkler için beden eğitimi sağlamaktır.” cümlesi ile ilan etmiştir.

Biz de Serüven olarak Atatürk’ün hedef tayin ettiği bu çizgide ilerleyerek sporu, yaşamın bütün alanlarına yaymak ve gençleri hem düşündürmek, hem grup çalışmaları ile geleceğe hazırlamak ve nihayetinde ise tabiat ile buluşturarak maviye imrenen ve yeşili en büyük hazine kabul eden ‘Yeşil Gençlik’ oluşturmayı amaçlamaktayız.

Atatürk’ün hayal ettiği gençlik için verdiği tarifte zeka ve çevikliği bu perspektifte yakalamaya çalışırken, son kelimesinde vurgu yaptığı ‘ahlak’ terimine ise toplumun sosyal refahı adına ciddiyetle yaklaşıyoruz.

Bu yönde sporsever, edepli, ahlaklı ve ilkeli gençliğin ülkemiz için en mühim ihtiyaç olduğu bilinciyle, Serüven olarak kurumsal gücün sınırlarını her zaman zorlayarak bu minvalde emek ortaya koyacağımızın kamuoyu huzurunda sözünü vermekten gurur duyarız.

Bu düşünceler ile ilerlediğimiz serüvenimizde, her bir yeni gün, bir öncekine göre daha da büyüyen Serüven ailesinin, bu doğrultuda hareket edeceğinden kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini açık ve net biçimde ilan ediyoruz.